Neden Yazıyorum?

Ben bir psikolog değilim. Bu blogta yazdığım terapi, psikoloji, narsizm ve erteleme konularının hiçbirinde uzman değilim. 2020 Nisan ayından beri, an itibariyle 3 yıldır, terapi alan ve bu süreci oldukça yoğun yaşayan biriyim. Yalnızca kuru kuru haftada bir saat terapiye gidip gelmiyorum. Aynı zamanda bu konulara kişisel olarak da çok meraklıyım ve sürekli okumalar yapıp, üzerine düşünüyorum. 2022 yılının başlarında terapistimin de yönlendirmesiyle aklımdakileri yazmaya başladım. Başlangıçta çok çekingen olsam da zamanla okunması için yazmak fikrinden kurtuldum ve yalnızca yazmak için yazdım. O kadar ki, yazarken kendimi durdurmamak için yazım hatalarına bile dönüp bakmak istemiyordum. O anda yoğun duygularla ve hayatımla alakalı çok önemli farkındalıklar kazanmanın heyecanıyla yazdığım yazının akışının bozulmaması benim için daha önemliydi. Nitekim neredeyse hiçbir zaman ileride yayınlamayı düşünmeden birçok yazı yazmaya devam ettim. Bir yerden sonra yazmanın bana iyi geldiğini o kadar net gördüm ki, ömrüm boyunca da yazmaya devam edeceğime eminim.

Yazdıklarımı yayınlama fikri aklıma geldiği saniye hemen kovalardım aslında. Fakat 2023 Haziran ayından beri şu ana kadar yazdıklarımı tekrar tekrar okuyorum. Bazıları oldukça anlamsız ve kimse tarafından anlaşılamayacak aşırı kişisel şeyler olsa dahi bazı yazılar benimle benzer duygular hisseden ve benzer yollardan geçmekte olan kişilerde bir yankı bulabilirmiş gibi hissettiriyor.

Başka konular ile alakalı bir blog açma veya bir podcast çekme fikri sürekli aklımda olan bir konuydu. Öğrendiğim bazı şeyleri anlatırım, yorumlarım diye düşünüyordum. Ancak bir konuda araştırma yapıp, öğrenip, öğrendiklerini bize anlatan yüzlerce kaynak var. Bizzat benim tarafımdan yapılması anlamlı olan şeylere yönelmek daha mantıklı geldi günün sonunda.

Terapi ve psikolojik bir kavram ile alakalı araştırma yaptığımda ise %99 teorik bilgiler ile karşılaşıyorum. Şu an Google’ı açın ve Borderline veya Narsizm yazıp aratın. İlk sayfaların tamamı, hepsi aynı kalemden çıkmış gibi duran, tamamen teorik, hastane ve psikologların web sayfalarından oluşuyor. Olaya dair deneyimler ve konunun uzmanı olmayan kişilerin bu kavramları nasıl anladığına dair hiçbir kaynak yok. Bunun önemini terapi hayatınızın merkezinde yer aldığında ve kendiniz veya hayatınızdaki bir kişi bu problemlerle boğuştuğunda daha iyi anlıyorsunuz.

Bu açığı kapatmak gibi bir iddiam yok. Zira yazılarımı anlaşılması için yazmadım. Burada paylaşırken de bilinçli bir şekilde ilk yazdığım halinden çok büyük değişiklikler yapmadan, tarihleri ile birlikte yayınlayacağım. Bir nevi kişisel bir arşiv, kendi gelişim ve değişimimi gösteren bir kaynak olarak da hizmet etmesini istiyorum. Bu esnada okuyup kendinde bir karşılık bulan, beğenen beğenmeyen, bir yorum veya katkıda bulunmak isteyenler de olursa ne ala. Olmazsa da zaten hali hazırda yazmış olduğum yazılar bilgisayarımda durmak yerine halka açık bir alanda durmuş olur, hepsi bu.

Okuyuculardan ricam, burada okudukları hiçbir şeyi fazla ciddiye almamaları olur. Yazılarda kesinmiş gibi, eminmiş gibi anlatmak benim anlatım tarzım. Emin olacağınız tek şey yazdığım şeylerden benim emin olmadığım olsun. O yazıyı yazdığım anda o konuda öyle düşünüyordum, öyle hissediyordum. Bugün tamamen değişmiş olabilir. Yeni bir fikir, yeni bir bakış açısı olarak okuyun. Sizi rahatsız eden kısımlarının da size özel yazılmamış olduğunu unutmayın. Zaten burada birileri eleştiriyorsa en çok eleştirilen kişi bizzat benim.

30.08.2023